ÇOCUKLARIMIZ İÇİN GÖZARDI EDEMEYECEĞİMİZ TEHLİKE
İnsan, bir uzvunu bir kaç ay kullanmazsa o uzuv, tembelleşiyor.
Tarih: 5.1.2018 16:41:37 / 927okunma / 0yorum
Kadir KESKİN
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN GÖZARDI EDEMEYECEĞİMİZ TEHLİKE
  İnsan, bir uzvunu bir kaç ay   kullanmazsa o uzuv,  tembelleşiyor.   Akıllı telefonlar çıkalı da  akıl, kullanılmayınca  akıllar  da dümura uğramaya başladı.  Kendimden misal vereyim. 1944 yılında  kuş uçmaz kervan geçmez Afyon ilinin dazkırı ilçesinin çiftlik köyünde doğdum.   İki  yaşlarında  gözümde  çıkan bir çıban dolayısıyla  sağ gözüm tam iki sene kapalı  kalmış. Tabii doktor o yıllarda hak getire. Köyümüze  gelen bir   hoca  çam sakızı, yumurta akından  yaptığı bir melhemle çıbanı iyileştirmiş,( Allah razı olsun) ama  göz iki sene kapalı kaldığı için gözün beyine giden sinirler tembelleşmiş. Şimdi sağ gözümle   yazı okuyamıyorm. Yine bir trafik kazasında  kolum iki yerinde kırıldı, alçıya alındı. Bir ay sonunda alçı çıkarıldığında  kolumu kullanamaz hale geldim.  Ancak fizik tedavi ile  eski haline geldi. Bunları niye anlatıyorum?
Geçenlerde postaneden aynı anda üç kargo gönderdim.  Kargoları teslim alan  20 ile 25 yaşlarında olduğunu  tahmin ettiğim genç  bir memur kargo ücretini hesap etmek için akıllı telefonunu çıkardı. Telefonunun şarjızının bittiğini görünce, arkadaşından istediği telefonla kargo ücretini hesapladı. Bırak zihinden yapmayı da  önünde kağıt da var, kalem de.  Eli kaleme kağıda gidip de 33.75 kuruşluk hesabı kağıt üzerinde yapmadı.
Yine geçtiğimiz hafta torun görmek üzere Konya´ya gitmiştim. Bindiğim tramvayda karşı koltukta oturan üniversite öğrencisi olduğunu  tahmin ettiğim    bir kızımız sürekli akıllı telefondan yazıştığını gördüm. Aynı durakta tesadüfen beraber indik. Hala mesajlaşmasına devam ediyordu.    Kırmızı ışığa dikkat etmeden yolu geçmeye başladı. Daha dur demeden hızla gelen bir araba  çarptığı gibi kızımızı  kaldırıma attı. Bir anda yardımına koştuk. Çağırdığımız ambulansla hastaneye gönderdik. Sonunun ne olduğunu bilmiyorum.
Buna benzer örnekleri siz de görüyorsunuzdur. Son zamanlarda hep uyuşturucu haberleri ekranları işgal ediyor. Evet, uyuşturucu bir ölümdür. Nasıl ölümün denemesi olmayacağı gibi uyuşturucunun da  denemesi olmaz. Ya bunun yanındaki teknik ve teknoloji bağımlılığına ne diyelim? Bana göre son zamanlarda uyuşturucu kadar tehlikeli bir bağımlılık da teknik ve teknolojik bağımlılıktır.  Hele  son zamanlarda  yetişen bebekler. Tembel anneler  çocuklarının  kulaklarını  ilahilerle, ninnilerle, insanın hayal  gücünü geliştiren dev  ve peri masallarıyla büyüteceğine  tamamen  ekrana ve akıllı telefonlara  emanet ederek büyütüyorlar. Yarın  bu çocuklara nasıl kitap kokusu tattırılır? Kitap kokusu tatmayan nasıl bilgi edinir?  Haydi teknik  ve teknolojiyi  bilgi ve bilim üretmede kullansak ne ala,  o da yok.  Çocukları  geçelim  bugün toplumun büyük, küçük bütün kesimlerin kahir ekseriyeti  bu aygıtları  oyun ve incir çekirdeğini doldurmayacak işler için kullanıyorlar. Örnek mi? Alın size örnek: İnternetteki sanal tarlalara sebze ekme, fidan dikme, sanal tavuk yetiştirme, sanal araba kullanma, sanal savaşlar ve ardı arkası gelmeyen oyunlar. Toprağa bir fidan, evdeki saksıya bir domates dikmeyen insanlar sanal alemde olmadık ürünler üretiyorlar.
  Teknik ve teknolojik aygıtlarla sürekli telaş içindeyiz. Resmi dairelere gidin,   memurların  gözü bilgisayarın ekranında. Sizin kapı çalıp odasına girdiğinizin bile farkında olmuyorlar. Siz, sanırsınız ki devlet işi yapıyorlar. Genelleme  yapmak iskemem ama  yan gözle baktığınızda sanal medya üzerinden dost muhabbetleri yaptıklarını görüyorsunuz. Oysaki sanal medya üzerinden muhabbet ettiği arkadaşı ile  gidip yüzyüze sohbet ettiği de   vaki değildir. Sadece dostlarımızı mı? En yakınlarımızı bile ziyaret etme ihtiyacı duymadan sanal medya  ile halini hatırını sorarak görevimizi yaptığımızı sanıyoruz.  Geçenlerde gazetede gördüğüm bir aile görüntüsü oldukça dikkatimi çekmişti. İki çocuğu ile  anne-babasını ziyarete gelen  evin  evladı yemekler yenip  oturma odasına  çekildiklerinde   karı –koca ve iki evladı  telefonlarına kilitlenip sus pus olunca  evin büyükleri  olan dede ve nine de   aylardır görmediği  evladı, gelini ve torunlarınla sohbet edemeyince   dede ile nine yine kendi arasında sohbet etmeye başlarlar. Teknik ve teknolojik bağımlılık insanları kalabalıklar arasında bile yalnızlaştırıyor.
Böyle giderse toplum dünden de daha cahilleşecek.  Çünkü teknik ve teknolojik aygıtlar insanların kitapla olan ilişiğini kesti. Ülkemizde  yazar sayısı  okur sayısını  geçtiği söyleniyor. Doğru mu bilmiyorum? Kitap kokusu tatmadan bilim öğrenmek ve bilim üretmek mümkün değildir. Teknik ve teknolojiyi bilgi ve bilim üretmede kullanılsa ne ala. Ama maalesef bilgi üretmeden ziyade incir çekirdeğini doldurmayacak işler, dedikodular, birbirimizle  dalaşmalar için kullanılıyoruz.
Sanmayın ki teknik ve teknolojiye karşıyım. Teknolojinin binlerce yararının yanı sıra handikaplarını da gözden ırak tutmamalıyız. İnternet inanılmaz faydalı. Çünkü   istenilen bilgiye  kısa sürede ulaşabiliyorsunuz. Ama tüm gün dünyadan ilişkimizi kesecek  şekilde  lüzumsuz yere (  oyunlar) olmamalı.  Geçenlerde ekranlarda haber olarak geçti. Çin´de çocuklar bilgisayarın başından kalkmamak için altlarına bez bağladıklarını söyledi. Neden oyunda tarlada ekeceğimize, bahçemize veya bir fide alıp saksıya dikmiyoruz? Cep telefonları ile konuşarak hal hatır soracağımıza, o fiyata bir otobüse binip, arkadaşlarımıza, annemize, babamıza ve sevdiklerimize kavuşmuyoruz?
Sanal âlemde posta güller, çiçekler yollayacağımıza bir mektup yazıp göndermiyoruz? Söz uçar yazı kalır. Dün nice annelerin çocuklarından, nice sevgililerin de sevgililerinden gelen mektupları gül kokulu sandıklar içinde adeta bir sakal-ı şerif gibi saklarken bugün mektup yazmak dahi tarih oldu.  Bu yazıyı okuyan siz okurlarıma; “en son kime mektup yazdınız?” desem, sanırım sizlerden olumlu bir cevap alabileceğimi sanmıyorum. Dünkü  o yazılan mektuplarda evlat kokusu, anne – baba kokusu, sevgili kokusu  ile birlekte  göz yaşları vardı. Bu hatıralar insanları birbirine bağlıyordu.  Şimdi sorarım sevgilileri birbirine bağlayan duyguların ve aşkın ifade edildiği   aralarında bir yazışma bir mektup var mı?  Vereceğiniz cevap “ Yok” olacaktır. İşte sevgilleeri birbirine bağlayan duyguların ifade edildiği  hatıralar olmadığı için  ayrılıklar da  o denli  çoğalıyor.
Anneler- babalar   çocuklarınızın adam  gibi adam olmasını istiyorsanız  çocuğunuza nasıl yürümeyi , konuşmayı  öğrettiğiniz gibi   disiplinli olarak cep telefonu kulanmayı da öğretin. Beraberce   “ KİTAP KOKUSU “ koklayın. Aksi takdirde sonunda “  Ben nerde yanlış yaptım?"   pişmanlığını  yaşamayın

Not: Kemalpaşa İmam- Hatip  Ortaokulu   velileri ve öğrencieri

/resimler/2018-1/5/1734103777692.jpg

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
"ŞEHRİN HAZİNELERİ" ve VEFA BULUŞMASI (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
BATIYA GÖRE  DAHA AHLAKSIZMIŞIZ (!) (2) (21 Aralık 2017 - Perşembe)
HOCAMIZA GÖRE DAHA AHLAKSIZMIŞIZ(!) (17 Aralık 2017 - Pazar)
LİYAKAT ve VEKÂLET (18 Kasım 2017 - Cumartesi)
DERSHANENİN GÜZEL KIZI “ S.” (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
"TECRÜBE GERİ DÖNÜYOR" (22 Eylül 2017 - Cuma)
YENİ ÖĞRETİM YILI BAŞLARKEN (Bölüm 3) (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
YENİ ÖĞRETİM YILI BAŞLARKEN (Bölüm 1) (16 Eylül 2017 - Cumartesi)
İŞTE BU GEVEN TİKENİ ŞAHİT OLSUN (10 Eylül 2017 - Pazar)
GÖZETLENDİĞİMİZİ UNUTMAYALIM (07 Eylül 2017 - Perşembe)
SİVİLCE, KIVILCIM, İMZA (2) (10 Ağustos 2017 - Perşembe)
SİVİLCE, ÇİNGİ ( KIVILCIM) , İMZA (1) (06 Ağustos 2017 - Pazar)
FİTNE EŞİTTİR KAN (23 Mayıs 2017 - Salı)
DENİZLİ´DE İKİ KARTALIN TATLI REKABETİ (06 Mayıs 2017 - Cumartesi)
CİMRİ İLE TERZİNİN OĞLU (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
YEMEYENİN MALINI BİR YİYEN BULUNUYOR (23 Nisan 2017 - Pazar)
KÖPRÜBAŞI´NDA EĞİTİM (02 Nisan 2017 - Pazar)
DOSTLUKTA KİRPİLERİ ÖRNEK ALALIM (26 Mart 2017 - Pazar)
GENÇ ÖĞRETMENLER İÇİN YAZDIM (19 Mart 2017 - Pazar)
EĞİTİMDE NEDEN BAŞARILI DEĞİLİZ? (18 Şubat 2017 - Cumartesi)
ARKAMIZDA EN ÖNEMLİYİ UNUTMAYALIM (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
ATEİSTLER DE DOĞAL DİNDARDIR (12 Aralık 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
Manisa için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:36 08:18 13:22 15:50 18:08 19:38
Manisa
Bulutlu
Bugün
9 / 4 °C
Güneşli
Çarşamba
11 / 1 °C
Parçalı bulutlu
Perşembe
11 / 0 °C
Son Sayı
Önceki Sayılar
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
İLETİŞİM

Adres :
Yunusemre / MANİSA
Telefon : 0 541 303 05 45