İSLAMİ DEĞERLER AÇISINDAN DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ-1
İslam alimleri, dünya ve ahiret saadetinin kazanılması; birey ve toplumumun sahip olması gereken ve bütün dinlerin ortak noktasını oluşturan beş temel değerden bahsederler.
Tarih: 5.4.2015 11:40:24 / 5904okunma / 0yorum
İbrahim Uysal

İslam alimleri, dünya ve ahiret saadetinin kazanılması; birey ve toplumumun sahip olması gereken ve bütün dinlerin ortak noktasını oluşturan beş temel değerden bahsederler. Şerî‘atın maksatları olarak ta isimlendirilen-herhangi bir fark gözetilmeksizin- insanın sırf insan olma şerefiyle sahip olduğu bu vazgeçilmez değerler din, can, akıl, nesil, ırz ve malın muhafazası şeklinde belirlenmiştir. Dinin muhafazasından maksat, Rab olarak tanınmak Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kulluk sadece O’na yapılmalıdır. Kulluğa sadece layık olan Allah’tır. Ona ortak(şirk) koşulmamalıdır (17/23; 6/151; 4/36). Şirk ve küfür/inkar insan tabiatına aykırıdır. Allah’ı  Rab olarak tanımayanlar bizzat nefislerini Rab olarak tanrılaştırırlar   (25/43;  45/23). Bu da insana yakışan bir tutum ve tavır değildir.

 

   İnanç özgürlüğü, kavram olarak yeni olmakla birlikte ihtiva ettiği anlam çerçevesindeki arayışlar oldukça eskilere uzanır. Din ve inanç, özgürce bir kabullenmeyi ve gönülden bağlanmayı gerekli kıldığı için kalb işidir. Fıtri olan din ve inanç olgusu baskı altına alınması mümkün değildir. Bu nedenle oraya dıştan müdahale edilemez. insanın akıl ve irade sahibi bir varlık oluşu sebebiyle kendi tercihinden sorumlu olması doğal olarak farklı dinlere mensup toplumları, o toplum içinde farklı dine inanmış insanları, bunlar arasında da o dinin normlarının farklı yorumlarından çeşitli ekolleri/akımları (mezhep, tarikatları) ortaya çıkarmıştır. İşte din ve vicdan hürriyeti bu doğal farklılık içinde ortak bir noktada buluşma ihtiyacından doğmuştur.  Bu sebepledir ki insanlar inanç özgürlüğüne insani bir gerçeklik ve gereklilik olarak doğuştan sahiptirler, genelde dinler de bunu böyle tasdik eder. Bu da inanç özgürlüğünün teminatıdır. Din ve vicdan özgürlüğü; İnsanların istedikleri inancı serbestçe seçip (iman), İnançlarının gerektirdiği eylemlerde bulunabilmeleri (amel), İnançları doğrultusunda öğretim ve eğitim yapabilmelerini ve Sosyal birlik (cemaat/tarikat) oluşturabilmelerini kapsamalı ki anlamı olsun

Ne gariptir ki tarihte en çok inanma hakkına hücum edildiği ve dini, ilmi, felsefi her çeşit inancın baskı altına alınmaya çalışıldığı görülür. İslam Tarihi süreci içinde insan onurunu zedeleyen bütün uygulamalar bizzat Kur’ân ve sünnet tarafından kaldırılmıştır. Onura sahip olma bakımından insanların dirisi ile ölüsü arasında fark yoktur. Hz. Peygamber Bedir Gazvesi’nde öldürülmüş olan müşriklerin kabir kazılarak defnedilmesini emretmiş ve ölülere her türlü insanlık dışı muameleyi yasaklamıştır.

Tarihte din ve vicdan özgürlüğüne ilk müdahaleler Hıristiyanların “bir devlette tek din” anlayışıyla birlikte ortaya çıkmıştır. Kilise ile devletin yetki ve sorumluluk sınırlarının kaybolup kaynaşmaya dönüştüğü bu gelişme Batı dünyasında farklı din ve mezheplerle mücadelenin başlangıcı olmuştur. Hıristiyanlık önce Devletlerin resmi dini haline geldi peşinden de kilise ve din adamları devlete hükmeden bir kurum haline dönüştü. kilisenin önderliğinde dünyevî otoritenin ruhani olana tabi olduğu tek başlı bir yapı oluşturulmaya çalışıldı. Ruhani otoritenin ilahi yetkileri sebebiyle kral dahil herkesi yargılayabildiği ancak kendisinin hiç kimse tarafından yargılanamadığı bir süreç başladı. Çünkü özellikle Katolik kilisesinin anlayışına göre kilise; “İsa’nın manevi varlığı”nı temsil ettiğinden gerçeğin yanılmaz sahibidir. Kilise papazların yanılmazlık vasfı taşımaları incilin içeriğini kendi heva ve heveslerine göre yorumlamalarına neden oldu. Örneğin kilise ve papazlara göre        “Hıristiyanlık/kilise dışında kurtuluş yoktur, ruhun kurtuluşu için her türlü ceza ve işkence hatta ölüm caiz görüşmüştür.” Milyonlarca insanın katledildiği engizisyon mahkemelerinin fikri temelleri bu anlayışa dayanmaktadır. Bu inanç ve anlayış, kilisenin söylemlerine inanmayanların ebedî cezaya mahkum olacakları, Hıristiyanları kendileri gibi inanmayanlara karşı şiddete sevk etmiştir.  Dini hataları sebebiyle tanrı düşmanı olarak telakki ettikleri kişilere hayat hakkı tanınmamasına neden oldu. Kilise ve papazlar dünyayı tanrı’ya ve şeytana ait olmak üzere ikiye ayırıp Hıristiyan olmayanları şeytanın hükümranlığında görüp onlarla mücadeleyi ve savaşmayı prensip haline getirmişlerdi.  Bu inanışa göre Ruhun tek kurtuluşu Hıristiyanlık diniyle mümkündür. Bu kurtuluşa kendi iradeleriyle gelmeyenler savaşla, kılıçla doğru yola getirmek kutsal bir görev olduğu anlayışı, dinde hatta mezheplerde zorlamayı meşru hale getirdi. Hatta zorlamamayı hakikate ihanet; zorlamayı Hıristiyanlık dinine bağlılığın/sadakatin, ona sevginin bir göstergesi; günahkarlarla veya şeytanın tarafında olanlarla savaşmak dini ve adil bir görev olarak adlettiler. İşte bu anlayış Hıristiyanları kendileri gibi inanmayanlarla savaşmaya, din ve vicdan özgürlüğünü tanımamaya ve farklı inançlara saygıyı ortadan kaldırdı. Haçlı seferleri bu anlayışa en güzel örnektir. Tarihte daha bir çok örnek bulabilirsiniz.

 İşte Avrupa  bu açı tecrübelerden sonra devletin resmi dini dışındaki  dini inanışlara saygı göstermeyi öğrendi ve Avrupa insan hakları beyannamesinde din ve vicdan özgürlüğüne  yer vermek durumunda kaldılar. Batılıların yaşadığı bu acı sürecin sonunda onların dini sorunlarına özgü bir sisten olarak laiklik uygulaması benimsendiler. Peki bu süreci yaşamayan Müslümanların din ve vicdan özgürlüğüne, tarihi sürecini yaşamadığı laikliğe bakışı nasıl olmalıdır? İnşallah bir sonraki yazımızda bu konuyu işleyelim. (konuyla ilgili makalelerinden ve ilminden faydalandığım, talebesi olduğum prof. Dr Saffet KÖSE hocama teşekkür ederim.)5.4.2015 

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
Manisa için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:36 08:18 13:22 15:50 18:08 19:38
Manisa
Bulutlu
Bugün
9 / 4 °C
Güneşli
Çarşamba
11 / 1 °C
Parçalı bulutlu
Perşembe
11 / 0 °C
Son Sayı
Önceki Sayılar
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
İLETİŞİM

Adres :
Yunusemre / MANİSA
Telefon : 0 541 303 05 45